Acıkan ne olsa yer, acıyan ne olsa söyler (Acıkan ne yemez, acıyan ne demez)
Geçim sıkıntı içinde bulunan kişi, ne türlü bir geçim yolu bulursa onu yapar. Canı yanan kişi de sonunu düşünmeden ağzına geleni söyler.
Tanrı bir şeyi size kısmet etmişse, Hint'ten, Yemen'den gelir, sizi bulur.
Kısmet etmemişse ne yapmanız elde edemezsiniz.
Geçim sıkıntı içinde bulunan kişi, ne türlü bir geçim yolu bulursa onu yapar. Canı yanan kişi de sonunu düşünmeden ağzına geleni söyler.
Yoksul kişi eline geçen şeyin iyisine kötüsüne bakmaz. Varlıklı kişi ise en güzel şeylerde bile kusur bulur; çekinmeden her şeyi söyler.
İnsanın başına öyle şeyler gelir ki daha önce böyle bir şey olacağı düşünülmez.
Ana baba, çocuğuna mutlu bit yaşayış sağlamaya çalışır. Ama kaderde nasıl bir yaşayış varsa ancak o gerçekleşir.
Kişi talihsiz ya da akılsız olursa giriştiği hiçbir işten olumlu sonuç alamaz.
İnsan tedbirsizliği yüzünden bir yıkıma uğradıktan sonra ve iş işten geçtikten sonra neden böyle yapmadım, neden şöyle yapmadım diye üzülür.
Kişi, kaderi ne ise onu görür
Tanrı hiçbir canlıyı aç bırakmaz. Kımıldamadan duran baykuşun rızkını bile önüne koyar.
Elsiz ve ayaksız yılanın da küçücük karıncanın da rızkını Allah mutlaka...
Oruç tutan kimse için ramazan günleri ağır ağır geçer. Süresi bayramda dolacak bir vorcu ödemek zorunda olan kimseye o günler çabuk geçiyor gibi gelir.
Güzel malı olan kimse, müşteri bulma kaygısı çekmez. Reklam yapmasa bile en uzak yerlerden istekliler çıkar.