Acıkan ne olsa yer, acıyan ne olsa söyler (Acıkan ne yemez, acıyan ne demez)
Geçim sıkıntı içinde bulunan kişi, ne türlü bir geçim yolu bulursa onu yapar. Canı yanan kişi de sonunu düşünmeden ağzına geleni söyler.
Her yaşlı, sakallı kişi akıllı sanılmamalıdır. Akıl yaşta değil baştadır.
Geçim sıkıntı içinde bulunan kişi, ne türlü bir geçim yolu bulursa onu yapar. Canı yanan kişi de sonunu düşünmeden ağzına geleni söyler.
İnsanlar bütün gereksemelerini tek başlarına sağlayamazlar. Bunun için toplu yaşamak ve birbirlerine yardım etmek zorundadırlar.
İnsanlar her zaman birbirlerine gerek olurlar. Birbirlerinden yararlanarak iyi şeyler yaparlar. (İki önemsiz serçe eti bile birleşince börk yapmaya yeter.)
Göz ağrısı, ağrıların en acısıdır. Ama her kişinin başka türlü bir ağrısı vardır ki kendini için göz ağrısı denli acıdır.
Kimileyin emek harcanmadan para kazanılsa da bu her zaman gerçekleşmez.
Sonunu düşünmeksizin aklına gelen işe yapma, herkese sataşan kişi, tutumunun büyük zararlarını görür. Akmasa da damlar.
Bir dükkanda (ya da bir işyerinde)...
Değerli bir şeyden her zaman iyi verim alınmaz.
Para ile bütün engeller ortadan kaldırılır; bütün güçlükler yenilir; istenilen şey elde edilir.
Güzel yemeyi, güzel giymeyi, güzel eşya kullanmayı herkes ister ama bunları ancak parası bol olanlar yapar.
Hünerli kişinin toplum içinde her zaman iyi bir yeri vardır. Hünersiz kişi de nereye gitse işe yaramadığına, niçin bir iş yapamadığına üzülür.