Aç tavuk (düşünde) kendini buğday (arpa, darı) ambarında sanır (görür)
Yoksul kişi, kendini bolluğa kavuşma hayaline kaptırır. O zaman yapacağı işleri şimdiden tasarlar.
Ufak tefek kimseler, yaşlarından daha küçük görünürler.
Yetenekleri sınırlı kişiler, bir türlü yükselmezler;oldukları yerde sayarlar.
Yoksul kişi, kendini bolluğa kavuşma hayaline kaptırır. O zaman yapacağı işleri şimdiden tasarlar.
İnsanlar bütün gereksemelerini tek başlarına sağlayamazlar. Bunun için toplu yaşamak ve birbirlerine yardım etmek zorundadırlar.
Mutlu bir yaşayış, kişiyi dinç, şen, iyimser kılar.Üzüntülü yaşayış ise yıpratır, zayıflatır, karamsar yapar.
Her yaşlı, sakallı kişi akıllı sanılmamalıdır. Akıl yaşta değil baştadır.
Sakıncalı işlerle uğraşan kimse günün birinde tehlikenin kurbanı olur.
Ekim zamanını Kasım'dan on gün sonra biter. Kasım'dan on gün sonra ekilen tohum verimli olmaz.
Züğürt, yokluk içinde bulunduğundan yiyemez. Varlıklı olduğu halde yiyemeyenin züğürtten ne farkı var?
Yakınlarından biri ölen kişi ilk günlerde çok üzülür; ancak zamanla bu üzüntü küllenir. Yakınlarından biri deli olan kişi ise sürekli olarak üzüntüdedir. Demek...
Birkaç kez yaptığını gördüğünüz işi bir kişiye her zaman yaptırmak isterseniz onu usandırır, “yeter artık!” diyecek duruma getirirsiniz.
Hünerli kişinin toplum içinde her zaman iyi bir yeri vardır. Hünersiz kişi de nereye gitse işe yaramadığına, niçin bir iş yapamadığına üzülür.