Alışmış kursak, bulamacını ister
Kişi, yararlanmaya alıştığı şeyden yoksun kalmak istemez.
Kişi, görmediği şeyi istemez; görüp beğendiği şeye karşı istek duyar.
Kişi, yararlanmaya alıştığı şeyden yoksun kalmak istemez.
Canlı, cansız her şeyin bir yakışığı vardır. İnsan ve insanları bu durumda görmek ister.
Güzel bir şeyi herkes elde etmek ister. Ama o, ancak bir kişiye kısmet olur.
Her denizde az çok dalga bulunduğu gibi her gönülde de bir sevda vardır.
Bize bir şey verene, armağan edene karşı gönlümüzde sevgi uyanır.
Kişi yaşlanır, vücudu güçten düşer. Ama gönlü taze kalır; sevgisi taşkınlığını yitirmez.
Kişi, her zaman gördüğü alıştığı güzel şeyleri unutamaz. Onları ister durur.
İnsan, yakınında bulunan sevdiği kimse ile sık sık görüşmeden edemez. Ama bu kişi uzak bir yere giderse, görüşmekten umudunu keser, ayrılığa katlanır.
Bir şeyin iyi ya da kötü olduğu dikkat edilerek, güzelce yoklanarak anlaşılır. Bunlar yapılmadan alınan nesne kötü ise bu, incelenmeden alan kişinin başına...
Ücret karşılığında iş yapan, alacağı paradan başka bir şey düşünmez. Yaptığı işin sahibine kaça mal olacağı gibi şeyler umurunda değildir.