Abdal ata binince bey oldum sanır, şalgam aşa girince yağ oldum sanır
Görmemiş kişi, rastlantı olarak layık olmadığı bir duruma kavuşsa bu durum kendisinin hakkı imiş gibi aptalca böbürlenir.
Savurganlık, kişiyi yoksulluğa düşürür: gerekmediği zaman bol para harcayanlar, gerektiği zaman harcayacak para bulamazlar.
Görmemiş kişi, rastlantı olarak layık olmadığı bir duruma kavuşsa bu durum kendisinin hakkı imiş gibi aptalca böbürlenir.
Bir şeyin dıştan görünüşüne bakarak içinin de öyle olduğunu sananlar aldanırlar.
Dar bir geçim içinde olan kişi, sevincin ne olduğunu bilmez. Ama bir süre bu dar geçimden da yok sun kalıp sonra yeniden eski geçime kavuşsa o zaman sevincin...
Görgüsüz kişi layık olmadığı bir iş naşına geçerse, gerçekten değeri varmış gibi bir kuruntu gösterir.
Güzel şey, iyi gereç kullanılarak meydana gelir. Bundan da iş yapana övünme payı çıkar.
Çoklar, azların birikmesiyle meydana gelir. Küçük şeyleri hor görenler, büyük şey edinmek fırsatını sürekli olarak kaçırıyorlar demektir.
İşinizi yaptıktan sonra gerekecek olan nesne işinizi yapıncaya değin ortadan kalkacaksa, önce o nesneyi elde edip sonra işinizi görmelisiniz.
Ne oldum delisi soysuz kişi, eline yetki geçirince, en yakınlarına kötülükler yapmakla işe başlar.
Bir şeyi gerekmediği zaman harcayan, gerektiği zaman bulamaz.
Kimi kişiler bir şeyin bolluğundan yakınır, ondan kurtulmanın yollarını ararlar. Kimi kişiler aynı şeyden yoksun olmanın sıkıntısını çekerler.