Acıkan ne olsa yer, acıyan ne olsa söyler (Acıkan ne yemez, acıyan ne demez)
Geçim sıkıntı içinde bulunan kişi, ne türlü bir geçim yolu bulursa onu yapar. Canı yanan kişi de sonunu düşünmeden ağzına geleni söyler.
Bir yerimiz acıdı mı bütün vücudumuz rahatsız olur; sanırız ki canımız oradadır.
Geçim sıkıntı içinde bulunan kişi, ne türlü bir geçim yolu bulursa onu yapar. Canı yanan kişi de sonunu düşünmeden ağzına geleni söyler.
Patron mal sahibi olur ama bu uğurda işçi canı çıkıncaya değin çalışmıştır. Bir yıkımı önlemek için zengin malını, işçi canını verir.
Adı kötüye çıkan kişi, kötü olmasa bile, bu kamu yargısını kolay kolay düzeltemez.
Adı kötüye çıkan kişi, kötü olmasa bile, bu toplum yargısını kolay kolay düzeltemez. Nerede adı anılsa, hiçbir araştırma yapılmadan, hemen kötülüğü ortaya...
Güç bir iş yapmak isteyen kişide bu güçlüğü yenecek “azim, sebat” bulunmalıdır.
İnsanlar, başkasından geçici olarak aldıkları şeyi, kendi mallarına gösterdikleri özenle değil hor kullanırlar; eğreti mal sağlam olurmuş gibi.
Yanlış işi yapmaya kararlı olanlari, bunun doğru olduğunu kanıtlamaya çalışırlar.
Hayvanın rengi dışındadır, bellidir. Ama insanın rengi içindedir: Ne düşündüğü, ne yapmak istediği, kısaca içyüzü belli değildir.
İnsan mal kazanacağım diye sağlığını, canını tehlikeye düşürmemelidir. Tam tersine, sağlığını korumak, canını kurtarmak için malını harcamaktan çekinmemelidir....
Malımız ve canımız bizim için ne değerde ise başkalarının da kendileri için o değerdedir. Öyleyse bizim malımıza ve canımıza gelmesini istemediğimiz bir...