Aç aman bilmez, çocuk zaman bilmez
Aç, hiçbir mazeretle susturulamaz. Çocuk da bir şey istedi mi, beklemek bilmez.
Bir kimse çalışıp çabalar; kendisinin ve çoluk çocuğunun geleceği için mal biriktirir. Ancak, kimi zaman olaylar öyle gelişir ki kazancı, düşündükleri değil hatır ve hayalde olmayan kişiler yer.
Aç, hiçbir mazeretle susturulamaz. Çocuk da bir şey istedi mi, beklemek bilmez.
Bir ailenin, bir kuruluşun yöneticileri ve yönetilenleri, yapılacak işlere boş verirlerse o işler kendiliğinden ortaya çıkar mı?
Kişi, yaradılış ve gidişine kimselerle arkadaşlık kurar. Onun için bir adamın arkadaşını tanırsak, o adamın kimliğini öğrenmiş oluruz.
Baba malına güvenip kazanç yolunu tutmamak çok yanlıştır. Baba malının değeri pek bilinmediği gibi hazır mal da çabuk biter.
Çok gezen, çok yeri gören, çok şey öğrenir. Çok yaşayan çok okuyan onun bildiklerini bilmez.
Onun gibi pek çok kişinin katıldığı bir toplulukta kendisine önem verileceğini sanan kimsenin adı bile anılmaz.
Kınanacak bir durumu olan kimse, kendi kusuruna bakmaz da başkasındaki benzer durumu kınar.
Kişinin değeri, doğup büyüdüğü yerde gereği gibi bilinmez. Daha önce ad kazanmış kimseler vardır. Aile rekabetleri vardır. Küçüklüğünde yaptığı çocuklukça...
Yaşlı bir kişi, çok sevdiği bir genç ölünce 'keşke onun yerinde ben ölseydim' der. Kimi zaman da biz 'o değerli adam öleceğine şu işe yaramaz adam ölmeliydi'...
Herkes kendisini buyurucu durumda görür, iş yapmakla yükümlü saymazsa ortadaki işi kim yapar?