Ağaca balta vurmuşlar “sapı bedenimden” demiş
Bir kimseye en büyük kötülük, nankör olan yakınlarından ve kendi yetiştirdiklerinden gelir.
Mısır bol su ister; ama çapalanmazsa sudan gereği gibi yararlanamaz.
Bir kimseye en büyük kötülük, nankör olan yakınlarından ve kendi yetiştirdiklerinden gelir.
Arsız ne kadar ağır hakaret görse aldırış etmez; pişkinliğe vurur, iyi karşılar
Hiç kimse kusurunu, çirkinliğini görmez; dahası, erdemleri, güzellikleri bulunduğunu ileri sürer.
Az, her zaman çoğa uyar, ya da onun emrine girer: Büyük sermayeye iş bırakmaz, azınlık, çoğunluğa boyun eğer.
Bir işi yapmaya gücü yetmeyen kişi, “yapamam” demez de inanılmayacak bir mazeret ileri sürer.
Canına kıyılan balığın böyle ilendiğine inanılır. Bu inanış, balık etine kolay doyulmamasından ve balık avcılarının hep geçim darlığı içinde bulunan kimseler...
Bir işi kolay, sıkıntısız yapmak varken, ileri ya da geri yönde aşırı ve zor eyleme baş vurmak doğru bir tutum değildir.
Tembel kişinin üretebileceği işi, kendisini çalıştıranın sıkıştırma tutumuna bağlıdır.
Başkalarına mutluluk veren durum bu durumla ilgisi olmayan talihsiz kişi için değer taşımaz.
Kişi kendisinin kazandığı malı elden çıkarmaya kıyamaz, ama miras kalan malı har vurup harman savurur.