Abdal ata binince bey oldum sanır, şalgam aşa girince yağ oldum sanır
Görmemiş kişi, rastlantı olarak layık olmadığı bir duruma kavuşsa bu durum kendisinin hakkı imiş gibi aptalca böbürlenir.
Kişi, bugün içinde bulunduğu parlak durumun sürüp gideceğini sanmamalı; çevresine tepeden bakmamalı; yarın kötü bir suruma düşeceğini hatırdan çıkarmamalıdır.
Görmemiş kişi, rastlantı olarak layık olmadığı bir duruma kavuşsa bu durum kendisinin hakkı imiş gibi aptalca böbürlenir.
Geçim sıkıntı içinde bulunan kişi, ne türlü bir geçim yolu bulursa onu yapar. Canı yanan kişi de sonunu düşünmeden ağzına geleni söyler.
Yoksul kişi eline geçen şeyin iyisine kötüsüne bakmaz. Varlıklı kişi ise en güzel şeylerde bile kusur bulur; çekinmeden her şeyi söyler.
Görgüsüz kişi layık olmadığı bir iş naşına geçerse, gerçekten değeri varmış gibi bir kuruntu gösterir.
Kişi talihsiz ya da akılsız olursa giriştiği hiçbir işten olumlu sonuç alamaz.
İyi eğitim görmüş, iyi aile içinde yetişmiş kimseler, aldıkları terbiyenin gereğini yaparlar, beğenilirler. Böyle bir eğitim görmemiş ve iyi bir ortamda...
Kötü bir iş yapmaya kararlı olan kişiyi önlemek olanaksızdır.
Bilmediği işe girişen kişi, her şeyi karmakarışık duruma getirir.
Kardeş, kardeşi ziyan gelmesini istemez. Ama onun kendisinden üstün durumda olmasını da kıskanır.
İş yapmaya korkan tüccar, kendisini zarardan korumuş olur ama, kazanç da sağlayamaz.