Ahmak gelin yengeyi halayığı sanır
Ahmak kimse, kendisini korumakta olan kişiye, hizmetine verilmiş biri gözüyle bakar ve saygısızca davranışıyla onun gönlünü kırarak hizmetinden yoksun kalır.
Bir topluluk arasına yeni girmiş olan kötü kimsenin foyası ilk günlerde meydana çıkmaz.
Ahmak kimse, kendisini korumakta olan kişiye, hizmetine verilmiş biri gözüyle bakar ve saygısızca davranışıyla onun gönlünü kırarak hizmetinden yoksun kalır.
Mutlu bir yaşayış, kişiyi dinç, şen, iyimser kılar.Üzüntülü yaşayış ise yıpratır, zayıflatır, karamsar yapar.
Sürekli telkinle bir kişinin bilinçaltına birtakım inançlar, duygular yerleştirilebilir.
Ekicinin bütün yaşamı, “geçen yıl şöyle olmuştu” yu düşünmek ve “bu yıl şunu bekliyorum” diye umutlanmakla geçer.
İyi huylu olmayan güzel yüzlüden çabuk usanılır.İyi huylu olan kimseden –çirkin de olsa –hiç usanılmaz.
Sakıncalı işlerle uğraşan kimse günün birinde tehlikenin kurbanı olur.
İşçinin kırk yılda eline geçen parayı tüccar kırk günde, belki de bir günde kazanır. Buna benzer eşitsizlik örnekleri çoktur.
Ekim zamanını Kasım'dan on gün sonra biter. Kasım'dan on gün sonra ekilen tohum verimli olmaz.
Yakınlarından biri ölen kişi ilk günlerde çok üzülür; ancak zamanla bu üzüntü küllenir. Yakınlarından biri deli olan kişi ise sürekli olarak üzüntüdedir. Demek...
Rençperin ancak kırk yılsa kazanabileceği parayı, tüccar kırk günde kazanır.