Aç aman bilmez, çocuk zaman bilmez
Aç, hiçbir mazeretle susturulamaz. Çocuk da bir şey istedi mi, beklemek bilmez.
Bir iş yapılırken ne denli güçlük çekildiğini, o işi başarmış olan bilir; başarılmış olan bilir; başarılmış olan işten yararlanan bilmez.
Aç, hiçbir mazeretle susturulamaz. Çocuk da bir şey istedi mi, beklemek bilmez.
Bir işin içyüzünü,ya da nasıl bir sonuç vereceği ancak Tanrı bilir. Ama insan da kafasını kullanarak aşağı yukarı bir tahminde bulunabilir.
Bir kimsenin, bir şeyin değerini, ancak bu konularda uzmanlığı bulunanlar bilir.
Açıkgöz kişi, çıkar sağlayabileceği yeri bilir.
Bir kişi, başkasını yenmek için çeşit çeşit ustalık kullanır. Ama karşısındaki de yenilmemek için çeşit çeşit önlem alır.
Aç kimse uyuyamaz. Az yiyenin de uykusu az olur. Midesi dolu olan rahat edemez; uyumakta güçlük çeker. Demek ki kişi iyi uyuyabilmek için pek az da yememeli...
Canına kıyılan balığın böyle ilendiğine inanılır. Bu inanış, balık etine kolay doyulmamasından ve balık avcılarının hep geçim darlığı içinde bulunan kimseler...
Çok gezen, çok yeri gören, çok şey öğrenir. Çok yaşayan çok okuyan onun bildiklerini bilmez.
Çalışıp kazanan kişi yokluk yüzü görmez. Hep hazırdan yiyen, çok geçmeden yoksulluğa düşer.
Bir haylazlığından dolayı dövülen çocuk uzun süre bunu hatırlarda haylazlık yapmaktan çekinir, uygunsuz bir davranışından dolayı cezalandırılan kimselerde...