Ağlatan gülmez
Başkasına zulmeden kimsenin kötülüğü yerde kalmaz; kendisine döner. Onu da ağlatırlar.
Bir kişiye inananlar, onu olduğundan çok üstün görürler. Onda olağanüstü değerler bulunduğuna herkesi inandırmak isterler.
Başkasına zulmeden kimsenin kötülüğü yerde kalmaz; kendisine döner. Onu da ağlatırlar.
Her yaşlı, sakallı kişi akıllı sanılmamalıdır. Akıl yaşta değil baştadır.
Sarı donlu at ne beslemeli, ne de alıp satmalıdır
Her davranış, doğal sonucuna varır. Örneğin emek verip ekin eken ürün alır. Gezmekle olup da bir yerde konaklayan, kuşkusuz aradan başka yere gider.
Bir kimsenin, hele dostlarımızın gönlünü kırmamaya dikkat etmeliyiz. Kırılan gönül kolay kolay onarılamaz. Bu yüzden, eski dotluk bir daha, o içtenlikle...
Bir işi en uygun zamanı gelmeden yapma; denize girmek için karpuzun olgunlaşma zamanını beklediğin gibi.
Hiç kimsenin parlak yaşamı sürekli olmaz.
Miktarı saptanarak bir kimseye teslim edilmiş olan eşya iyi korunur.
Bir konunun üzülecek ve sevinilecek evreleri sona erdiği zaman sevinilecek durum ağır basmışsa eski tasalar unutulur, hep sevinilir.
Varlıklı olanlar, yoksulların ne büyük geçim sıkıntısı içinde bulunduklarını bilmezler.