Arslan postunda, gönül dostuna
Canlı, cansız her şeyin bir yakışığı vardır. İnsan ve insanları bu durumda görmek ister.
Gönül almak, hatır sormak için küçük bir armağan yeter. Önemli olan, değerli armağan götürmek değil, hatırlayıp aramış olmaktır.
Canlı, cansız her şeyin bir yakışığı vardır. İnsan ve insanları bu durumda görmek ister.
Sürekli bir hizmet için evine kabul edeceğin kimseyi iyice sorup soruşturmadan alma.
Her denizde az çok dalga bulunduğu gibi her gönülde de bir sevda vardır.
Bize bir şey verene, armağan edene karşı gönlümüzde sevgi uyanır.
Kişi yaşlanır, vücudu güçten düşer. Ama gönlü taze kalır; sevgisi taşkınlığını yitirmez.
İnsan, yakınında bulunan sevdiği kimse ile sık sık görüşmeden edemez. Ama bu kişi uzak bir yere giderse, görüşmekten umudunu keser, ayrılığa katlanır.
Kişi, görmediği şeyi istemez; görüp beğendiği şeye karşı istek duyar.
Bir kimseye karşı sevgimizi göstermek için sunduğumuz armağanın değeri pahalı olmasında değil duygumuzu taşımasındadır.
Birbirini seven ve evlenmek isteyenler için evbark söz konusu değildir.
Bir iş, uzmanına yaptırılmaz da taklitçilere yaptırılırsa, istenilen gibi değil, ters bir sonuç verir. Nitekim hekim dururken, hekimlik taslayan birinin...