Alet işler, el övünür
İnsan ne kadar usta olursa olsun, gerekli araçlar olmadıkça kusursuz iş yapamaz.
Kişi, yumuşak huylu görünen herkese aldanmamalı; zararsız sanılan her şeye yanaşmamalı; tehlikeli bir durumla karşılaşabileceğini düşünmelidir.
İnsan ne kadar usta olursa olsun, gerekli araçlar olmadıkça kusursuz iş yapamaz.
Tanrı bir kimseyi zengin etmeyi dilerse ona hiç umulmadık yerlerden para, mal gelir.
Elde bulunan olanaklardan zamanında yararlanarak gezip dolaşmak, eş dost edinmek gerek.
Ne kadar çok kişi bir araya gelse, pişme zamanından önce yemeği ortaya koyamazlar. Onun için yemek yapmaya az kişi yeter. Ama başka işler, çok kişinin...
Bir süre sonra gerekecek şeyleri vaktinde hazırlamayan kişi, zamanı gelince hazırlıklı kişilerin durumuna imrenir ve içinden ”bana da versinler” isteği geçer
Bkz. “El eli yıkar, iki el de yüzü.”
Boşboğaz, çenesi düşüğün biridir. En umulmadık yerde ille densizce bir şey söyleyecektir.
Her şeyin değeri vardır; yapacağı iş, kullanılacağı yer ayrıdır. Bir şeyin yerine, ona benziyor diye başka bir şey konulamaz.
Davulun sesine dikkat ediniz, hangi söze benziyor: “Dengi dengine” ye değil mi? Sanki birlikte yaşanacak kimselerin, evleneceklerin birbirlerine denk...
Doğa yasasına göre sel nasıl dereden atar, tepeye çıkarmazsa kamu da insanların iyisini, kötüsünü öylece ayırt eder.