Eli boşa “ağa uyur” derler; eli doluya “ağa buyur” derler
Armağansız gelen kişiye yüz verilmez. Dahası arayıp sorduğu ev büyüğü onun yanına çıkmaz. Armağanla gelen kişi ise güleryüzle ve saygıyla karşılanır.
Zenginin gösterişli giysiler giymesi doğal karşılanır. Fakirin düzgünce giyinmesi yadırganır, çok görülür.
Armağansız gelen kişiye yüz verilmez. Dahası arayıp sorduğu ev büyüğü onun yanına çıkmaz. Armağanla gelen kişi ise güleryüzle ve saygıyla karşılanır.
Geçmişteki başarıları ya da can sıkıcı olayları anıp övünmek, üzülmek neye yarar? Geçmişi unutalım da bugünkü ve yarın ki durumlara bakalım.
Bir şeyin çok değerlisi ele geçmezse değerlisi önem kazanır.
Kişi, kendisinden yardım beklediği aşağılık kimseye işi bitinceye kadar “soylusun, boylusun” diye dil döker.
Zengin, para gücüyle en zor işleri başarır. Züğürt, parasızlık yüzünden, en kolay işi başaramaz.
Züğürtler, zenginlerin malları üzerine konuşur, dururlar. Bu konuşma, onların çenesini yormaktan başka bir işe yaramaz.
Bir işi yapmak gerektiği zaman, zengin “işte para” diye kesesini döver. Züğürt ise, yapmak istediği işi parasızlık yüzünden yapamayacağı için dizini döver.
Zengin, kazancının küçük bir parçasını verse fakir gönenir, zenginleşmiş gibi olur.