Aça dokuz yorgan örtmüşler, yine uyuyamamış. (Açın uykusu gelmez)
Aç olan kimse, ne türlü rahatlık sağlanırsa sağlansın, dinlendirilemez; uyuyamaz. Bir gerekseme içinde bulunan kimse, ancak onun giderilmesiyle rahata...
Bir sözü söylemeden önce boğazın her boğumunda bir kez içimizden geçmeli, bunun nasıl bir sonuç doğuracağını düşünmeli, uygun olmayan yönlerini düzeltmeli, böylece tekrar tekrar düşünüp düzeltmeler yapılı, sonra söylemeliyiz. Bu provalar sırasında belki de bir sakınca hatırımıza gelir, sözü söylemekten büsbütün vazgeçeriz.
Aç olan kimse, ne türlü rahatlık sağlanırsa sağlansın, dinlendirilemez; uyuyamaz. Bir gerekseme içinde bulunan kimse, ancak onun giderilmesiyle rahata...
Bir kimsenin elinde başkasına verilecek, yada satılacak bir nesnenin bulunması, ondan kendisinin de yararlanmasına engel değildir.
Beş kadını yönetmek ve korumak için bir erkek yeter.
Bir işin planını çizen, programını izleyen, düzenli olarak gerçekleşme yolunu gösteren bir baş bulunmadıkça, ne kadar çok işçi çalışırsa çalışsın, iş başarı...
Baba, ne kadar çok çocuğu olursa olsun hepsini yetiştirmek için gereken bütün özveride bulunur. Ancak, çocuklar para kazanmaya başladıktan sonra –birçok kardeş...
Üzerinde bir görev bulunmayan kaygısız kişi, rahat rahat istediği gibi yaşar.
Boş gezmek, kişiyi tembelliğe alıştırır ve herkesin gözünden düşürür. Çalışmak ise, para karşılığında olmasa bile, kişinin yeteneğini arttırır ve tembel...
Bir konu üzerinde sonradan yetişen, ama daha önce yetişmiş olanları geçenler vardır.
Birden çok kimsenin söz sahibi olduğu iş yürümez.
Çiftçinin ürünü her yıl bir afete uğrar. O da hep gelecek yıla umut bağlar. Durum böylece sürüp gider.