Aç aman bilmez, çocuk zaman bilmez
Aç, hiçbir mazeretle susturulamaz. Çocuk da bir şey istedi mi, beklemek bilmez.
Savaşmakta olan iki düşmandan her ikisini de zayıf yönleri bulunur. Bir taraf, ötekinin zayıf yönlerini bilip de saldırısını bu noktalar üzerinde toplasa utkuyu kazanacaktır.
Aç, hiçbir mazeretle susturulamaz. Çocuk da bir şey istedi mi, beklemek bilmez.
Akıllı kimse, dostu için iyi niyet beslediği halde yaptığı işin ne gibi kötü sonuçlar doğuracağını düşünemez. Böylece dostuna bilmeyerek kötülük edebilir. Oysa...
Bkz. “Biri bilmeyen…”
İnsanın derdi içindedir. En yakını bile onu anlamaz.
Küçük de olsa bir iyiliğin değerini bilmeyen, ona karşı teşekkür duygusu besleyen kişi, daha büyük iyilikler değerini de bilmez; onlara karşı da duygusuz kalır.
İnsan hasta olup ağrılar sızlar içinde kıvrandıktan sonra hasta olmadığı zaman ki durumunun değerini gereği gibi anlar.
İnsan kendi kusurunu göremez bilemez bilse zaten onu yapmaz.
Varlıklı olanlar, yoksulların ne büyük geçim sıkıntısı içinde bulunduklarını bilmezler.
Yağmur altında yünleri ıslanan koyun, pek gösterişsiz duruma düşer. Oysa at, daha çok çevikleşir. Böylece koyun daha değersiz, at daha değerli görünür.