Aza demişler: ”Nereye?” ”Çoğun yanına” demiş
Az, her zaman çoğa uyar, ya da onun emrine girer: Büyük sermayeye iş bırakmaz, azınlık, çoğunluğa boyun eğer.
Çoklar, azların birikmesiyle meydana gelir. Küçük şeyleri hor görenler, büyük şey edinmek fırsatını sürekli olarak kaçırıyorlar demektir.
Az, her zaman çoğa uyar, ya da onun emrine girer: Büyük sermayeye iş bırakmaz, azınlık, çoğunluğa boyun eğer.
Bkz. “Biri bilmeyen…”
Az malı yönetmek için gereken araçlar, yapılan harcamalar çok malı yönetmeye de yetebilir. Bu nedenle çok malı yönetmek az malı yönetmekten daha ucuza gelir.
Küçük de olsa bir iyiliğin değerini bilmeyen, ona karşı teşekkür duygusu besleyen kişi, daha büyük iyilikler değerini de bilmez; onlara karşı da duygusuz kalır.
Bizim çözüm yolunu bulamadığımız birçok güçlüklere çözüm bulabilirler.
Bir şeyi gerekmediği zaman harcayan, gerektiği zaman bulamaz.
Hilekar satıcı, hiç kimsenin kuşkulanmasına olanak bulunmayan hileler yapan. Bunun gibi kurnaz kişi, işini yaparken kimseye sezdirmeden çıkar sağlar.
Savurganlık, kişiyi yoksulluğa düşürür: gerekmediği zaman bol para harcayanlar, gerektiği zaman harcayacak para bulamazlar.
Kimi kişiler bir şeyin bolluğundan yakınır, ondan kurtulmanın yollarını ararlar. Kimi kişiler aynı şeyden yoksun olmanın sıkıntısını çekerler.
Bir şeyin, -kusurlu da olsa –elde bulunması, hiç bulunmamasından daha iyidir.