Acı acıyı keser (bastırır), su sancıyı, (Acı acıya, su sancıya)
Bir güçlüğü yenmek için başka bir güç yola başvurmak gerekir.
Bir işi yapmaya gücü yetmeyen kişi, “yapamam” demez de inanılmayacak bir mazeret ileri sürer.
Bir güçlüğü yenmek için başka bir güç yola başvurmak gerekir.
Bir kimseye en büyük kötülük, nankör olan yakınlarından ve kendi yetiştirdiklerinden gelir.
Bir işin içyüzünü,ya da nasıl bir sonuç vereceği ancak Tanrı bilir. Ama insan da kafasını kullanarak aşağı yukarı bir tahminde bulunabilir.
Arsız ne kadar ağır hakaret görse aldırış etmez; pişkinliğe vurur, iyi karşılar
Atasözleri, Tanrı sözleri ama onun gibi kutsal sayılır; gereklerine uyulur.
Hiç kimse kusurunu, çirkinliğini görmez; dahası, erdemleri, güzellikleri bulunduğunu ileri sürer.
Az, her zaman çoğa uyar, ya da onun emrine girer: Büyük sermayeye iş bırakmaz, azınlık, çoğunluğa boyun eğer.
İnsan tedbirsizliği yüzünden bir yıkıma uğradıktan sonra ve iş işten geçtikten sonra neden böyle yapmadım, neden şöyle yapmadım diye üzülür.
Canına kıyılan balığın böyle ilendiğine inanılır. Bu inanış, balık etine kolay doyulmamasından ve balık avcılarının hep geçim darlığı içinde bulunan kimseler...
Kurnaz kişi, kendisinin yararlanacağı şeyi başkaları için gerekli imiş gibi göstermeye çalışır.