Aç tavuk (düşünde) kendini buğday (arpa, darı) ambarında sanır (görür)
Yoksul kişi, kendini bolluğa kavuşma hayaline kaptırır. O zaman yapacağı işleri şimdiden tasarlar.
Görüştüğün kimseyi ağırlayacak ya da onun istediğini verecek durumda olmayabilirsin. Ama tatlı dille gönlünü alabilirsin.
Yoksul kişi, kendini bolluğa kavuşma hayaline kaptırır. O zaman yapacağı işleri şimdiden tasarlar.
Belli bir düzeye erişmek, o durumun gerektirdiği nitelikleri taşımakla (ya da yerine getirmekle) gerçekleşir. Görünüşü ona benzetmekle değil.
Bkz. ”El mi yaman, bey mi yaman?”
Bir ocaktan iyi insan da yetişir, kötü insan da.
Derdi olmayan kimse, önemsiz şeyleri kendine dert edinir, söylenir. Herkes de onu derdi var sanır. Borcu olmayan kimse de evlenirken birçok şeyle satın almak...
Bir işi kolay, sıkıntısız yapmak varken, ileri ya da geri yönde aşırı ve zor eyleme baş vurmak doğru bir tutum değildir.
Yüzyıllardır örnekleri görülmektedir: Halk mı beye aman dediriyor, bey mi halka?
Uzak bir yere kimse, ayrıldığı yere bir daha dönmeyebilir; belki de orada ölür. Dönebilirse, ayrılırken bıraktığı yakınlarını bulmayabilir; onlarda ölmüş...
İbadet gösteriş için yapılmaz. Kul, Tanrı'sına karşı olan borcunu elalem görsün diye yaparsa bu, ibadet olmaktan çıkar. Kabahat, kınadığı bir şeydir; ona da...
Kendisinden ödünç para istenen kişi, bu parayı vermese karşısındaki ona düşman olur. Verse, parası zamanında geri gelmeyeceği için yine bir düşmanlık belirir....