Abdal ata binince bey oldum sanır, şalgam aşa girince yağ oldum sanır
Görmemiş kişi, rastlantı olarak layık olmadığı bir duruma kavuşsa bu durum kendisinin hakkı imiş gibi aptalca böbürlenir.
Bir baba “çocuklarıma mal bırakmalıyım” diye düşünmemelidir. Çocuk akıllı ise malı kendisi kazanır; baba malına gerekseme duymaz. Akılsız ise, babası ne denli mal bırakırsa bıraksın, altından girer, üstünden çıkar; malsız kalır. Bu duruma göre babanın ona mal bırakması gerekmez.
Görmemiş kişi, rastlantı olarak layık olmadığı bir duruma kavuşsa bu durum kendisinin hakkı imiş gibi aptalca böbürlenir.
Ağanın gözü atın üzerinden eksik olmazsa ata iyi bakılır. İş sahipleri de işlerini sürekli olarak denetlerlerse iş düzgün gider.
Patron mal sahibi olur ama bu uğurda işçi canı çıkıncaya değin çalışmıştır. Bir yıkımı önlemek için zengin malını, işçi canını verir.
Birinin malını haksızlık ve zulüm ile elinden alan kişi, o amalın hayrını görmek şöyle dursun bir yıkıma uğrayarak eyleminin cezasını görür.
Akıllı kimse, dostu için iyi niyet beslediği halde yaptığı işin ne gibi kötü sonuçlar doğuracağını düşünemez. Böylece dostuna bilmeyerek kötülük edebilir. Oysa...
Baba malına güvenip kazanç yolunu tutmamak çok yanlıştır. Baba malının değeri pek bilinmediği gibi hazır mal da çabuk biter.
Babaya ün kazandıran da, el içine çıkamayacak bir duruma düşüren de evlatlarının tutumudur.Baba, akıllı, şerefli evladıyla övünür.
Ruhu için dağıtılan yemekten, adının unutulmaması için dikilen taştan ölünün haberi olmaz. Bunlar geride kalanların teselli yollarıdır. Her şeyini yitirmiş...
Hakkıyla yararlanılacak bir şeyin ortaya konulabilmesi için birtakım öğelerin birleşmesi gerekir. Kişi kendi emeğiyle kazanç sağlayıp bunu baba malına...
İşe yaramayan nesneyi küçük çabalarla bir şeye benzemek boş olduğu gibi aptal kişiyi de sözle akıllandırmak olanaksızdır.