Ana gezer, kız gezer; bu çeyizi kim düzer?
Bir ailenin, bir kuruluşun yöneticileri ve yönetilenleri, yapılacak işlere boş verirlerse o işler kendiliğinden ortaya çıkar mı?
Her anne, çocuğunu büyük bir şefkat ve özenle nazlı olarak yetiştirir. Çocuk topluma karışınca yaşamın ve çevrenin insafsızlıklarıyla karşılaşır (Yarma: Kalın kesilmiş odun).
Bir ailenin, bir kuruluşun yöneticileri ve yönetilenleri, yapılacak işlere boş verirlerse o işler kendiliğinden ortaya çıkar mı?
İnsanlar içinde anamız kadar bize candan bağlı dost yoktur. Nasıl ki şehirler içinde Bağdat’ın eşi yoktur.
Evlatların analarına karşı olan yükümlülükleri, Tanrı’ya karşı olan yükümlülükleri kadar kutsaldır.
Koz helvasının içindeki cevizle helvayı ayırmak nasıl olanaksızsa, ana ile kız da birbirlerinden ayırmak öylece olanaksızdır.
Ana baba, kızlarına ancak saltanatlı bir yaşayış sunabilirler. Onun mutluluğunu sağlayacak olan kocasıdır.
Ana baba, kızlarını sultanlar gibi yaşatabilirler. Ama onu evlendikten sonra mutlu olmasını sağlamak ellerinde değildir.
Karısını çok seven ve anasıyla karısı arasındaki geçimsizlikte anasını haksız bulan oğlunun yargılarıdır bunlar.
Bir kimseye candan, yürekten bağlı olan, onun üzüntülerini gerçekten paylaşan varlık anasıdır.
Kişi çalışıp kazana bildiği zamanı boş geçirmemeli, çalışmayacağı günler için geçinme sağlayacak varlık edilmelidir.
Güzel şeyin sahibi olmayı kim istemez? Ama her şeyin güzelliği bakımı, uğraşılarak sağlanır. İşte bu sıkıntıya herkes katlanamaz.