Abdal ata binince bey oldum sanır, şalgam aşa girince yağ oldum sanır
Görmemiş kişi, rastlantı olarak layık olmadığı bir duruma kavuşsa bu durum kendisinin hakkı imiş gibi aptalca böbürlenir.
Güzel şey, iyi gereç kullanılarak meydana gelir. Bundan da iş yapana övünme payı çıkar.
Görmemiş kişi, rastlantı olarak layık olmadığı bir duruma kavuşsa bu durum kendisinin hakkı imiş gibi aptalca böbürlenir.
Değerli kişi, gösterişi, giyim kuşamı olmasa da değerinden bir şey yitirmez; nerede olsa tanınır.
Koruduğunuz kimse, başkalarının ona acındırdığını bile bile arsız olur. Emeğinin tam karşılığını vermediğiniz kimse de hırsız olur.
Belli bir düzeye erişmek, o durumun gerektirdiği nitelikleri taşımakla (ya da yerine getirmekle) gerçekleşir. Görünüşü ona benzetmekle değil.
Biz önce ne hesaplar yaparsak yapalım, sonunda Tanrı’nın dilediği olur.
Hiçbir dadı annenin yerini tutamaz. Hamurun mayası yine kendisindedir. Demek ki bir işi kusursuz yapabilmek için özüne uygun en iyi araç kullanılmalıdır. Derme...
"Gerekli şartlar her zaman bir arada bulunmaz" anlamında kullanılan bir söz
Hısımlar, dostlar, ne denli yakın yerde otururlarsa otursunlar, birbirlerinin özel yaşantısını bilmezler ve buna karışmazlar.
Nisan yağmuru ekinlerin sapını geliştirir. Mayıs yağmuru başakların dolgunlaşmasına yarar.
Sevda ateşi sevgilileri önce kaynaştırır; bir süre sonra söner. Öyle ki başta en büyük mutluluk kaynağı sayılırken, sonra en büyük rahatsızlık etkeni olur.