Acıkan ne olsa yer, acıyan ne olsa söyler (Acıkan ne yemez, acıyan ne demez)
Geçim sıkıntı içinde bulunan kişi, ne türlü bir geçim yolu bulursa onu yapar. Canı yanan kişi de sonunu düşünmeden ağzına geleni söyler.
Bekar kimse, parasını çarçur eder; dalaverecilere yedirir. Yaşayışı, düzensiz, üstü başı kirli, bitlidir.
Geçim sıkıntı içinde bulunan kişi, ne türlü bir geçim yolu bulursa onu yapar. Canı yanan kişi de sonunu düşünmeden ağzına geleni söyler.
İş gördüğünüz kimseleri aç bırakırsanız kendilerinden yararlanamazsınız.
Gizli kalması gereken şeyler herkese açılırsa bundan büyük zararlar doğar.
Değerli kişilikler, zamanla gelişir. Kısa zamanda beliren kişilikler gerçek değer taşımayanlardır.
Babanın yaptığı kötü işin sıkıntısını çocuk çeker
Bir canlının gelişmesi sürekli bakım ve ilgi ister. Rastgele ele geçen fırsat ne denli elverişli olursa olsun, sürekli değilse yararı sınırlı kalır.
Kötülük etmeye kararlı olan, bunu daha önceden açığa vurmaz.
Malı çok olan akılsız kişi, bunu gerekli olan iş için kullandıktan sonra kalanını tutmasını bilmez. Çarçur eder.
Türkler inanırlar ki konuk, ev sahibine fazla bir gider yüklemez. Tanrı, konuğun yediğinden kat kat fazlasını, konuk ağırlıyor diye, ev sahibine verir.
Bir kişi, ne kadar kendi havasında yaşarsa yaşasın, istediği işi yaparsa yapsın, sonunda, bağlı bulunduğu çevreye ve işe dönmek zorunda kalır.