Aç kurt yavrusunu yer
Aç olan, karnını doyurmak için canavarlığın en korkuncunu yapar.
Borca alışveriş yapan, hemen para ödemez ama, ödemek zorundadır. Aldıklarının parası kesesinden çıkacaktır.
Aç olan, karnını doyurmak için canavarlığın en korkuncunu yapar.
Kurt, ağacı nasıl içinden yiyerek çürütürse dert ve üzüntü de insanı öylece hırpalar, yıpratır.
Armağan alan kişi, armağanı verenin dileğini yerine getirmemeye utanır; işini yapar.
Güzel şeyler, çok kez, ona layık olmayan kimselerin eline geçer
Basit bir çevrede yaşayan, önemsiz bir görevde çalışan değerli kişi, kendisini gösteremez; layık olduğunu ünü kazanamaz; sıradan bir kimse sanılır.
Aç kimse uyuyamaz. Az yiyenin de uykusu az olur. Midesi dolu olan rahat edemez; uyumakta güçlük çeker. Demek ki kişi iyi uyuyabilmek için pek az da yememeli...
Bir şey sadece bakmakla edinilmez. Onu ele geçirmek için davranmak gerekir.
Canına kıyılan balığın böyle ilendiğine inanılır. Bu inanış, balık etine kolay doyulmamasından ve balık avcılarının hep geçim darlığı içinde bulunan kimseler...
Güzel bir şey, onu isteyen ve elde edecek gibi görünen kimsenin değil, umulmadık birinin eline geçer.
Çalışıp kazanan kişi yokluk yüzü görmez. Hep hazırdan yiyen, çok geçmeden yoksulluğa düşer.